Geri git   islamiyet.biz > İslamiyet > İslam Büyükleri
Albümler Ücretsiz Blog Forumları Okundu Kabul Et

Kur'an-ı Kerim Tilaveti Forum Minare Ramazan-ı Şerif İslami Video Ninniler
İslam Büyükleri İslam alimleri ve büyükleri...

7 gün 24 saat kesintisiz Kuran-ı Kerim Meali TIKLAYIN ve dinleyin..
İslamiyet.Biz Şu An İçin Arşiv Olarak Yayın Hayatına Devam Edecektir, Paylaşımlarınız İçin Diğer Forumumuza Kayıt Olmanız Gerekiyor, BURAYA TIKLAYIN

 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-10-2008, 07:14 PM  
Kıdemli Üye
 
melekkk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Yaş: 20
Mesajlar: 140
Teşekkür Sayısı: 66
90 Mesajda 62 Kere Teşekkür Aldı
melekkk will become famous soon enough
Standart Firavunun hanımı Hz.Asiye

Kuran-ı Kerim´de onun Hz. Musayı bulup sarayına almasından bahsedilir. Hz. Musanın doğduğu yıl Firavun İsrailoğullarından doğan bütün erkek çocukları öldürüyordu.

Hz. Musa doğduğunda Allah (cc) annesine onu bir tabut veya sandık içine koyup nehre bırakmasını, korkmamasını ve Allaha güvenmesini emretti. (Kasas,7)

Allahın izniyle nehir Hz. Musanın içinde bulunduğu sandığı getirip Firavun´un sarayı dibinde durdurdu. O sırada nehir kenarındaki cariyeler sandığı alıp Hz. Âsiyeye getirdiler. Hz. Âsiye valide sandığın içinde bebeği görünce kalbi ona karşı sevgiyle doldu. Yüce Allah (cc) onun himayesini uygun görmüştü. Firavun ne kadar çocuğu öldürmek istediyse de Hz. Âsiye Hatun engel oldu, ne yapıp edip onu ikna etti ve bebeği kendisi aldı.

Bu arada sandık kıyıdan takip eden Hz. Musanın ablası koşup annesine durumu haber verdi. Şimdi bebeğe süt anne arıyorlar ve bebek hiç kimsenin sütünü emmiyordu. Abla gelip Hz. Âsiye valideye “sizin için hayırlı bir aile tanıyorum. İsterseniz çocuğu onlara verin ” diyerek kendi annesine götürdü. Hz. Musa annesini emdi ve çocuğun bakımı Allahın izni ile kendi annesine verildi. Hz. Âsiye Valide de bütün aileyi himayesi altına aldı. Buradan anlaşılıyor ki; Hz. Âsiye valide Hz. Musa büyüyene kadar ve tebliğine başladıktan sonra da Hz. Musaya hep destek oldu. (M. Asım Köksal, Peyg. Tarihi,c 2, s 50)

Kuran-ı Kerimde Âsiye validenin durumu şöyle anlatılıyor: “Allah (cc) iman edenlere de Firavunun zevcesini bir misal olarak getirdi. O vakit o “Ya Rabbi bana katında cennette bir ev yap! Beni firavundan ve onun kötü amellerinden kurtar! Beni o zalimler gûruhundan selamete çıkar! demişti. (Tahrim, 11)

HZ. Âsiye valide o zalim ve hain Firavunun karısı olduğu halde Allah'a iman etmiş bir kadındır. Allaha imanı ve Hz. Musayı himayesi sebebiyle Allah (cc) ona yüksek dereceler vermiş, şehadet nasip etmiş, aynı zamanda Peygamber Efendimizin (sav) övgüsüne mahzar etmiştir. “Cennet kadınlarının en üstünleri Hatice Bintil Huveylid, Fatıma Binti Muhammed, Meryem Binti İmran, Firavun'nun Zevcesi Âsiye Binti Muzahimdir.” (Ahmed B. Hanbel, Müsned,c.1,s36 ; Hakim, Müstedrek, c 2, s, 594)

Samimi ve imanında sebatlı bir kadın idi. İbadet vakti geldiği zaman bir bahane bulur, odasına çekilir ve orada Allah'a ibadetini gizlice yapardı. Mevki sahibi bir kadın olduğu halde ibadetini gizli yapması, Firavun'dan çekindiği içindi.

Hz. Asiye'nin iman ve İbadetini gizlemesi uzun süre devam etti. Bardağı taşıran son damla Firavun'un, Hazakiyel'in hanımını idam ettirmesi oldu. Asiye sarayın pen*ceresinden olup bitenleri ve idam olayını gözlüyordu. Ona nasıl işkence edildiğini ve nasıl öldürüldüğünü dehşetle takip etmişti.

Hazakiyel'in hanımı öldürüldüğü sırada Hz. Asiye, meleklerin gelip onun ruhunu nasıl aldıklarını, o sırada ona ne gibi ikramlarda bulunarak göklere çıkardıklarını görmüş ve Allah'a imanı güçlenmiş, bağlılığı artmıştı. O, Melekleri temaşa ederken girdiği manevi alemde bulunduğu sırada kocası Firavun ansızın odaya girdi ve Hazakiyel'in hanımının haberini ve ona yaptığı işkenceleri anlatmaya başladı. Sözünü bitirdikten sonra Asiye: "Yazıklar olsun! Yuh olsan sana ey Firavun! Allah'a karşı gelmeye nasıl cesaret ediyorsun, inanmışlara işkenceyi nasıl reva görüyor*sun?" diye çıkıştı. Hiç ummadığı ve beklemediği bu söz karşısında Firavun: " Az önce işkence ile öldürdüğümüz kadına gelen cinnet galiba sana da gelmiş" dedi. Hz. Asiye: "Hayır! Dedi. Ne ona cinnet geldi ve ne de bana. Şunu bil ki ben, senin de, benim de, alemlerin de Rabbi olan Allah'a iman ettim". Firavun Hz. Asiye'nin annesini yani kayın validesini çağırarak, "Kızlarımın berberi gibi kızın Asiye de delirmiş" dedi. Sonra da Asiye'ye : "Ya Musa'nın ilahına küfreder, onu tanımazsın, ya da işkenceler altında can verirsin" dedi.

Firavun odadan çıkıp gidince annesi yaklaştı ve kızını Firavun'un dediğini yapması için iknaya çalıştı. Hz. Asiye diretti ve : "Ey anne! Eğer istediğin şey, benim Allah'a karşı gelmem ve O'na küfretmem ise bu asla olmaz", dedi. Hanımının kesin kararını duyan ve deliye dönen Firavun'un emri ile Hz. Asiye işkencelerle öldürüldü ki bu Kur'an-ı Kerim'in bazı ayetlerinde şöyle ifade edilmiştir: "Allah, inananlara Firavun'un karısını misal gösterir: O vakit o demişti ki: "Ya Rab! Katında benim için Cennet''te bir ev yap!..."(Tahrim 11)

Hz. Asiye bu niyazı ile, ruhunun Allah yolunda iman ile şehid olup, bu sayede Allah katında rahmete nail olmasını ve Rabbin Arş'ına en yakın bulunan Sidre-i Münteha'nın yanında, Cennetu'l-Me'va'da kendisine ebedi bir istirahatgah inşasını istemişti: "... (Bu suretle) beni Firavun'dan ve onun işlediklerinden kurtar, demişti"

Hz. Asiye, Firavun'dan ve onun kötü amelinden kurtarılmasını istedi. Firavun'un kötü ameli şirk, zulüm ve tasallutudur. "Zalim kavm"den maksat da zulüm ve haksızlıkta Firavun'a yardımcı olan ve "Al-i Firavun" adıyla anılan Kıptîlerdir.

Rivayete göre Hz. Asiye bu duayı yapınca, Cennet'teki makamı derhal keşf ile ken*disine gösterilmiş ve hiç bir azap duymaksızın ruhu uçmuş, işkence olsun diye üzerine konan kaya, ruhsuz kalan cesedinin üzerine düşmüştür. Bir rivayete göre Firavun'un emri ile dört ayrı yere kazıklar çakılmış, Asiye, el ye ayaklarından bu kazıklara bağlanarak işkence ile öldürülmüştür. Kur'an'daki "kazıklar sahibi Firavun" ayetinin buna işaret olduğu söylenmiştir. (Fecr 10)

İbn Abbas'tan gelen bir rivayete göre de, dininden dönmesi için Hz. Asiye'ye işkence edildiği sırada Hz. Musa oradan geçiyordu. Hz. Asiye, parmağı ile işaret ederek durumundan şikayette bulundu. Hz. Musa azabının hafifletilmesi için Allah'a dua etti. Bundan sonra Allah'a kavuştuğu ana kadar ızdırap duymadı. Hz. Asiye Allah'tan en son şu dilekte bulundu: "Ya Rab! Katında benim için bir ev yap!" (Tahrim 11) Al*lah duasını kabul ederek kendisine: "Başını yukarı kaldır!" diye vahyetti. Başını kaldırınca Cennet'te kendisi için inciden yapılmış evi (sarayı) gördü ve hemen gülümsedi. Firavun onun güldüğünü görünce: "Azap içinde gülen deliye bakınız!" diye bağırdı".(et-Taberi, Tefsir, XXIII, 130-31; XVIII, 171; XXX, 179; İbnu'l-Cevzi, Tefsir, VIII, 314 v.cl.; İbn Kesir, Tefsir, VII, 63 v.d.; îbn Kesir, el-Bidaye, II, 59 v.d.)
melekkk isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
melekkk Kullanıcısına Teşekkür Edenler:
ebru (07-11-2008), Onursal (07-10-2008)
 

Bookmarks
Digg del.icio.us StumbleUpon Google

Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:19 PM .