Zinanın kanıtlanması için 4 tanık şartının mantığı
Zina suçunun tespit edilmesi, dört âdil şahidin cinsi ilişkiyi gözleriyle gördüklerine dair beyanatlarına bağlanmıştır. Bunun anlamı şudur: bu konuda hiç kimse dedikodu etmesin, ağzını açmasın.. Aksi taktirde, şahitler müfteri muamelesini görecekler. Hatta bir eksiğiyle üç şahit bile olsa üçü de iftira suçundan, seksen değneği hak edecektir.. Bu tedbir, bir yandan toplumu rahatsız eden dedikoduları önleyecek, diğer yandan şayet gerçekten bir suç işlenmişse, sahibine tövbe kapısını açık bırakmış olacak.
Nitekim, adamın biri (Maiz el-Eslemî. bk. Tirmizi, hudud 5), Hz. Peygamber (a.s.m)'e gelerek zina yaptığını üç defa itiraf etmiş, Hz. Peygamber her defasında onu dinlemeyip yüzünü başka tarafa çevirmiş. Nihayet adam dördüncü defa aynı suçu itiraf edince, bu kez rahmet peygamberi "sende delilik var mı?" diye sormuş. Adam yok deyince, hak ettiği cezayı vermiştir. (Buharî, Hudud, 25)
Bu hadis bize açıkça, İslam toleransını, kişinin suçunu gizlemesi durumunda ona toleranslı davranılacağını göstermektedir. Ancak iş bizzat mahkeme kayıtlarında sabit olduktan sonra, Allah'ın o konudaki emirlerini yerine getirmek gerekir. Aslında cezalar dahi günahlara kefaret olan birer tövbe hükmündedir(Tirmizî, Hudud, 12).
Dinimizde, bu tür toleransların gösterilmesine âmirdir. Nitekim, bir hadiste bu husus şöyle vurgulanmıştır: "Kim bir Müslüman'ın kusurunu örterse, Allah da kıyamet günü - bir rivayette dünya ve ahirette- onun kusurlarını örter" (Tirmizî, Hudud, 3).
|