SABIR
Sabır, yüksek ve güzel bir sıfattır. Peygamberin sıfatı ( ahlakı) dır. Kur’an-ı Kerim’de Allahü Teala sabreden kullarını medhetmiştir. Zümer süresinin 10. Ayetinde ( mealen ) “Şüphe yok ki sabredenlerin mükafatları hesapsız olarak ödenecektir.” Buyuruluyor.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Sabredenlere kıyamette o kadar sevap verilir ki, mizansız ve hesabsız, yağmur yağar gibi ihsanlara kavuşurlar. Dünyada sıhhatli yaşayıp keder görmeden ölen kimseler, onları ve sevaplarını görünce: Keşke dünyada iken vücudlarımız makas ile parça parça olsaydı da, biz de şimdi, bunlar gibi sevablara kavuşsaydık derler.”
Yine bir hadis-i şerifte : “Musibetlere sabır, taatlere devam etmek nurdur.” Buyurdu.
Bakara suresinin, 156. Ayet-i kerimesinde mealen: “Sabredenlere müjde ver. Onlara bir musibet geldiği zaman onlar ‘İnna lillah ve inna ileyhi raci’un’ yani, biz Allahü Teala’nın mahlukuyuz, kullarıyız, elbette ona döneceğiz, derler.” Buyuruldu. Hadis-i şerifte: “Bir musibet zamanında, ‘İnna lillahi ve inna ileyhi raciun’ diyene Allahü Teala o musibet yerine bir murad ve ona karşılık ihsanda bulunur.” Buyuruldu.
Dünyada gelen musibete ahirette büyük sevap ve mükafat vardır. Dünyadan ahirete rağbete sebep olur.Dünyanın fani olduğunu göstererek hırs, tama ve kibir gibi kötü huylardan kalbi kurtarmaya vesile olur.
Bir kimse dört belaya sabretmeyince kamiller derecesine kavuşamaz: Düşmanın şamatasına, dostların ayıplamasına, cahillerin dil uzatmasına ve arkadaşların hasedine.
Bir kimse dünyada belalara sabretmeyince sıddıklar derecesine kavuşamaz. Allahü Teala birçok Peygamberini sabır sıfatıyla vasfedip övmüştür. Ülü’l-azm Peygamberlerin, (bütün Peygamberlerin en faziletlisi olan beş Peygamberin) büyük sıfatlarından biri de sabırdır.
|